Jan 5, 2011

Dil ve Toplum

“Avradı eri saklar, peyniri deri” “Ağustostan sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez”… TDK’nın Türkçe'ye yerleşmiş ve kadınları aşağılayan deyimleri sözlükten çıkarması haberi kültür mü dilden etkilenir, dil mi kültürden sorusunu aklıma getirdi. Dilbilimcilerin uzun zamandan beri tartıştığı bir olgudur dil-toplum ilişkisi. 3 görüş ortaya atılmıştır:
1.      kültür dilden etkilenir
2.      dil kültürden
3.      dil ve kültür arasında hiçbir bağlantı yoktur (ya da çok azdır)
Birinci görüş, Whorf Hipotezini destekler ve pek gerçekçi olmadığı çokça bilinen (ve de en basit dilbilimsel tanımlamaları içeren) örneklerle açıklanmıştır: Inuitler’in ‘kar’, Bedeviler’in ‘deve’ ve Navaholar’ın ‘renkler’ için birçok farklı kelime kullanması gibi. En çok kabul gören de bu 2. görüştür. Dil, cinsiyet ve tabu ilişkisine bakıldığında kültürün yine dil üzerinde etkisi olduğu gözlemlenebilir. 1972 yılına kadar Colombia Üniversitesi’nde kadınlar tuvaletinin üzerinde ‘Women’ (kadın) yazarken erkekler tuvaletinin üzerinde ‘Officers of Instruction’ (öğretim görevlisi) yazıyordu. ‘Officer’-görevli kelimesi, içinde anlam olarak cinsiyet yananlamı/çağrışımı barındırmaz. Buna rağmen hiçbir kadın ‘Officers of Instruction’ yazan tuvaletleri tercih etmemiştir. O zamana kadar kadınların üniversitelerde fazla yer almaması bu durumu, kültürel olarak, açıklayabilir. Aynı şekilde hemşire deyince kadınların, itfaiyeci deyince erkeklerin akla gelmesi, son zamanlarda rollerde değişiklik olmasına rağmen, hala çok yaygın. Bunlar da kültürün dili etkilediğini gösterir. Dillerdeki en belirgin farklılıklar, her dil benzer anlamlar içerenlerini barındırsa da, atasözü ve deyimlerdedir. Peki içinde yaşadıkları kültürle şekillenen hatta oluşan atasözlerini dilden çıkarmak ne işe yarar? Eğer bir kültürde kadın hala ezilen, küçümsenen, değer verilmeyen bir insansa, onu aşağılayan da dil değil! de insanlarsa dilden kadını çıkarıp atmak ne işe yarar? Çıkarılan bazı sözler yerine zaman içinde aynı anlama gelen yenileri farklı kelime ve yapılarda oluşturul(a)maz mı? ‘Kadın’ kelimesinin kullanımı son zamanlarda tekrar popüler bir tartışma konusu olmaya başladı. İçerik olarak hiçbir olumsuz yananlam barındırmayan bu kelime kültürel olarak olumsuz anlamlar barındırıyor(?). ‘Kadın’ kelime anlamı olarak ‘erkek’in karşıtıdır. Ama ‘erkek basketbol takımı’ olabiliyorken ‘kadın basketbol takımı’ olamıyor ve daha kibar bir tabir olduğu için (!?) BAYAN basketbol takımı demek tercih ediliyor. Bayan, ‘Bay’ gibi bir ünvanken erkek kelimesinin karşıtı olarak kabul görebiliyor bazı çevrelerce ve kadına kadın demek ayıp oluveriyor. Zamanla olumsuz anlamlar içerdiği söylenerek ‘kadın’ dilden tamamen çıkarılabilir mi? Dilden çıkararak, toplumdaki rolü de değiştirilebilir mi? Dilden bazı kavramları ve deyişleri çıkarmak onları sadece bir süreliğine fiziksel olarak görünmez yapar ama; onlar zihinlerde varlıklarını sürdürür ve zamanla başka şekillerde tekrar var olurlar. Onun için kadının toplumdaki yerini değiştirmek\iyileştirmek! ise amaç, esas yapılması gereken, kelimeleri ve deyişleri yok etmek yerine fikirleri değiştirmeye çalışmak olmamalı mıdır?
Habere burdan ulaşılabilinir: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=203264